SİCİLYA KONUŞMALARI Elio Vittorini (Roman)



ELIO VITTORINI (1908-66), Yazar, ITA:1941, TR:2009, Holikopter Yayın, Çeviri: Gönül Çapan, 185 sf.






***Yazarın 15 yaşına kadarki çocukluğu I.Dünya Savaşı sırasında Sicilya’da geçmiştir. Kitabı yazdığı 30’lu yaşlarının başında ise II.Dünya Savaşı sürmektedir ve yazar gençliğinin başında terk ettiği Sicilya‘ya 15 yıl sonra dönmektedir***



Aklımdan çıkaramadığım ÖLEN İNSAN YIĞINLARI ve YOK OLUP GİTMEKTE OLAN İNSANLIKLA ilgili öfke nöbetleri yaşamaktaydım; Çocukluğumda da, yılın günleri 365 kapkara, biçimsiz fare gibiydi. Anlamsız bir düş, sessiz bir umutsuzluktu yaşamak benim için. İşin en korkunç yanı da buydu: UMUTSUZLUĞUN SESSİZLİĞİ; insanlığın yok olmaya yargılı olduğuna inanmak, ama onu kurtarmak için hiçbir istek duymamak, bunun yerine onunla birlikte yok olmayı özlemek. 





(Sefaletin hüküm sürdüğü Sicilya’da) PORTAKAL satabilmek çok güç bir iş; (her taraf portakal bahçesi,) patronlar para yerine portakal veriyor işçilerine, kimse portakal satın almıyor, zehirli gibiler sanki. 




Sicilya‘da herkes her şeyin kötü yanını görmeye hazırdır; biz Sicilyalılar içi HÜZÜN dolu insanlarız.



(Eskiden Sicilya’da) Geniş toprakları olan bir adam, atıyla topraklarında dolaşırken, kendini oraların KRALI sanırmış, çünkü o kadar kurumlu ve iri bir atmış bu. ATINDAN İNİNCE krallığını devam ettirecek bir neden bulamazmış ama.





Artık ödevlerimizi yerine getirmek bizi tatmin etmiyor. Onları yerine getirmek bir çeşit duygusuzluğa yol açmakta, ödevler yerine getirildikten sonra içimizde bir rahatlama olmuyor. Sebebi de bu ÖDEVLERİN ARTIK ÇOK ESKİMİŞ ŞEYLER, çok eski ve KOLAYLAŞMIŞ SORUMLULUKLAR olması. Bunlar gerçek vicdanın ihtiyaçları değil artık…


(Annesinin ellerine bakarak) Sicilyalı kadınlar; elleri geceleri yumuşaklıktan yoksun, belki de zaman zaman bu yüzden mutsuz, kıskanç, hatta vahşi; bir odalığın kalbine ve yüzüne sahip olup, erkeklerini kendilerine bağlayacak YUMUŞACIK ELLERİ OLMAYAN KADINLAR.
Kadınlarla olan huzursuzluğumuzu biraz anlar gibi oldum, sert ve kemikli, neredeyse erkeksi elleriyle kadınlarımızı ne kadar çabuk bırakmaya hazır olduğumuzu düşündüm. Bolluk içinde yetişen insanları çekici yapan şeyin bu olduğunu düşündüm. 



Annem bir kuş gibi şakıyor, mırıldanıyor, ıslık çalıyor, arada bir de sesini tizleştirip bir şeyler söylüyordu. Ellerinin ve ayaklarının hiç önemi yoktu, kaç yaşında olduğu bile önemli değildi. Önemli olan o şarkıları söylemesiydi, bir kuş gibi, havada uçan bir ana kuştu, yumurtalarının arasında, pırıl pırıl, ışık saçan bir ana kuştu.
Babamın başka kadınlara duyduğu isteğin sadece hesabını tutmaktan perişan olmuş ZAVALLI BİR KADIN OLMASINI ÖNLEYECEK ZENGİNLİKTE BİR ANALIK DUYGUSU. Çaresiz bir insan olamayacak kadar doluydu O ESKİ BALLA.



BELKİ DE HER İNSAN İNSAN DEĞİLDİR; bütün insanlık insan olmaktan uzaktır. Yağmurlu bir günde, insanın ayakkabıları delik deşikse ve su alıyorsa; gönlünü birine kaptırmamışsa, yaşayacağı bir hayatı yoksa; ne başardığı, ne de başaracağı bir şey yoksa; ne korkacağı, ne yitireceği bir şey kalmışsa, ve çevresinde dünyadaki kırımı görüyorsa, insanın içine işte böyle bir kuşku düşebilir.

Her insan insan değildir. Biri cana kıyıyor, öbürünün canına kıyılıyor; bütün insanlık değil, ancak CANLARINA KIYILANLAR İNSANDIR. Hasta olan, aç olan da daha insandır, açların meydana getirdiği insanlık da DAHA İNSANdır. 



Bana kalırsa, yoksul bir gezgin Sicilyalı değil de Çinliyse, bir kadının ona vereceği pek bir şey olmaz. YOKSUL BİR ÇİNLİ, ÖBÜR YOKSULLARDAN DAHA DA YOKSULDUR.








“SEN HASTALIĞI İYİ ET, HER ŞEY DÜZELİR” dedi annem.

HATIRLAYACAK BİR ŞEYLERİ OLANLARA NE MUTLU !

Çocukken kitap okumak çok iyidir; insan okuduklarını sanki onları yaşamış gibi hatırlar, çocukluk anılarıyla birlikte insanlığın ve dünyanın tarihini de içinde taşır.



Bir çocuğun bütün istediği kağıt, rüzgar ve UÇURTMASINI uçurmaktır. Gidip uçurtmasını havalandırır, uzun ve görünmeyen iple oradan oraya götürür, böylece inancı yücelir ve edindiği gerçeklikle beslenir. Ama bu gerçekliği ne yapacaktır sonra? Sonra dünyaya yöneltilen küfürleri, saygısızlığı, köleliği, insanlar arasındaki haksızlığı, öldürmeleri öğrenecektir. Bu durumda, o gerçekliği korusa bile, ne yapabilir? Ben ne yapabilirdim?


DÜNYA büyük, dünya güzel, ama çok canına okunmuş. Herkes acı çekiyor, ama her insan kendisi için, canına okunan dünya için değil. Bu yüzden de dünyanın canına okuyanların sonu gelmiyor; sonra da yaptıklarına da arsız yüzlerle gülüyorlar.

İnsanlar Tanrıların, sıradan insanlarda nefret ettikleri şeyleri krallarda hoş gördüklerini sanırlar.



Meyhanenin mahzeninde yıllanmış çıplak şaraptan ve çağlar boyunca KENDİ ÇIPLAKLIKLARI ŞARABIN ÇIPLAKLIĞINA KARIŞMIŞ İNSANLARIN HAYALETLERİNDEN başka bir şey yoktu. ŞARABIN OLDUĞU YERDE DÜNYANIN KÜÇÜK HESAPLARININ İZİNE RASTLANMAYAĞINI ileri sürdü meyhanedekilerden biri.




Düşündüm de, her yanımı saran bu uçsuz bucaksız gece art arda geceler gibi geldi bana. Aşağılardaki ve tepelerdeki o ışıklar, o dondurucu karanlık, gökteki o donuk yıldız, bir tek gece değil de, SONSUZ SAYIDA GECELERdi; dedemin gecelerini, babamın gecelerini, Nuh’un gecelerini, içkinin çıplaklığı içinde ve savunmasız, aşağılanmış bir çocuktan ya da bir cesetten çok daha az insan olan insanlığın gecelerini düşündüm.




SHAKESPEARE yada onun oyunlarını oynayan babam, insanlara boyun eğdirir, içlerine girer, onları o pisliğin içinden kurtarır, onlara düşler kurdurur; günahlarını itiraf ettirir, insanlık için acı çektirir, ağlatır, yalvartır, onları insan özgürlüğünün simgeleri olmaya zorlardı







Öte yandan Shakespeare’in sıradan insanları dizelerine koymadığından, yenilenlerin öçlerini almamaya ve yenenleri bağışlamaya karar verdiğinden beri, MEZARLIKLARDAKİ HAYALETLER KENDİ OYUNLARINI OYNAMAKTALAR HER GECE.


























Reklamlar
Categories: Elio Vittorini, Roman, SİCİLYA KONUŞMALARI | 1 Yorum

Yazı dolaşımı

One thought on “SİCİLYA KONUŞMALARI Elio Vittorini (Roman)

  1. Sicilya konuşmaları için teşekkür ederim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: