SAÇMALIKLAR ÇAĞI Michael Foley





MICHAEL FOLEY, PhD, İnformasyon Tekn.-Londra. UK-2010, TR-2011,  Domingo Yayın, Çeviri: Algan Sezgintüredi, 250 sf.







-Mutluysan farkedemezsin, fark ediyorsan da mutlu değilsindir; bu en ciddi SAÇMALIKtır. Yaşam, Anlamsız ve Saçmadır. Bu saçmalıktan keyif çıkarabilmek, Tanrı ile birlikte Tanrı’nın yaptığı şakalara gülebilmekle mümkündür (S.Beckett).

-Yaşam Cini’nin toniği Nietzsche, limonu ise Schopenhauer’dir.


İP ÜSTÜNDE SADECE İLERİ GİDİLEREKAYAKTA KALINABİLİNEN dünyada mutlulukçok da kolay değildir.

-Günümüz sisteminin ana fikri “DAHA ÇOK BOK SATIN ALMAZSANIZ BOKA BATARIZ” tehdidi’dir. AVM’ler, geniş girişleri, yüksek görkemli binaları, aydınlık ortamları, benzerlerin birlikteliklerine ve herkesin/her yaştan olanların yan yanalığına olanak sunması, dinamik müzikleri, para harcatarak orgazm sağlamalarıyla YENİ TAPINAKLARdır; PARA,SEKSTEN DAHA SEKSİ’dir artık.
-“Düşünüyorum öyleyse varım” yerine “GÖRÜLÜYORUM ÖYLEYSE VARIM” dünyasında yaşamaktayız; gerçekten de görülmüyorsanız YOK sayılmaktasınız.
İD (alt-benlik) hiç bu kadar şımartılmamıştı ve bugün ALTIN ÇAĞINI yaşamaktadır. AKLINyerini DÜRTÜ, SORUMLU/ZOR olanın yerini ise KOLAY/ÇOCUKSU almıştır. Çaba-birikim-başarı gerektiren ÖZSAYGI yerini, hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, sürekli talep eden, kendine tapan, kendini bilmez ve şiddet yanlısı ÖZBEĞENİ’ye bırakmaktadır.  Arzu/id egemenliğiöyle bir boyuta varmıştır ki gençlerhatalarının özürlerini ana-babalara ve sisteme devrederek süratle sorumsuzluğa terfi etmekte,  kabuğu soyulmayı gerektiren portakal satışları azalmakta, okunmayan kitaplar üzerine konuşabilmeyi öğretmeye çalışan kitaplar yazılabilmektedir.
-Bir çalışmada, ZEKASI ÖVÜLEN çocukların kolay testleri, ÇABASI ÖVÜLEN çocukların ise zor testleri seçtiği anlaşılmıştır. Zekası övülenlerde oluşan başarısızlık korkusu,onların daha kötü sınav kağıtlarına bakarak eğlenmelerine, çabası övülenlerde gelişen öğrenme şevki ise daha iyi kağıtlara bakarak kendilerini geliştirmelerine yol açmıştır. Sonuçta, ilk grupta %20 GERİLEME ikinci grupta ise %30 İLERLEME ortaya çıkmıştır.

Cep telefonları ve internet üzerinden her 3 dakikada 1 gelen uyaranlar, dikkat dağıtıcı olarak etki yapmakta, çocuk/genç insanın prefrontal korteksinin (özgür irade/analiz-sentez/sebat/ahlak/ konsantrasyon/özdeşleşme merkezi) gelişimini önlerken, erişkinde ise konsantrasyon gücünü azaltmaktadır. EKRANLAR büyüyerek kamusal alanı ele geçirmekte ve Platon’un “MAĞARA DUVARI” işlevini görmektedirler.

-Seyahatlerde, BATTAL BOY ÇOCUKLAR, rehberlerin ardında her şeyi yutar gibi koşuşturup, foto-video çekerek ve alışveriş yaparak tatmin olmaktadır. POTANSİYELE /DEĞİŞİME TAPMA yaygınlaşmakta; şimdiyi görememekte ve SONRA/AZ İLERİDE DAHA İYİSİnin olabileceğini düşünen “AÇGÖZLÜLÜK, ŞİMDİYİ HARCAMA ve SORUMLULUKTAN KAÇMA” hali egemen olmaktadır.  Çağın ODİSEUS/İSA/BUDA’sı,  ERGENLİĞİNİ BİTİRMEYEN, İNTERNET BAŞINDAN AYRILMAYAN konumdadır. Bitmeyen ergenlik ve saçmalıklar çağında ilaç şirketleri İLAÇLARA UYGUN PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR YARATMAYA başlamıştır.

RÖLATİVİTEYİ düstursuzca kullanmak, GERÇEĞİ SPEKÜLASYONA, BİLİMİSİHİR/SEZGİYE ve İÇERİĞİ İMAJAboğdurmaktadır. Yeni zamanlarda methiyeler dizilen SEZGİ’nin bile düşünme, analiz, çaba, sebat gerektirdiği ve ANCAK BİRİKİMİ OLANIN SEZEBİLECEĞİ unutulmaktadır.

“İŞ DİNİ” ve giderek artan müritleri, KONFORMİZM (uydumculuk) konusunda zirvede olup ÇALIŞMAYI YAŞAM TARZI, İŞİ KİMLİK-STATÜ haline getirmektedirler. ÖZGÜRLÜKLER, her şeyi tatmin edecek iş merkezi(kafe, restoran, mağaza, spor olanakları içeren) ile değiştirilmekte, tatil, eğlence, spor, sohbet ve arkadaş çevresi bile planlanmaktadır.  UYSAL, NEŞELİ, GÜRBÜZ ve SIĞ BİR SÜRÜ söz konusudur. Artık WC dışında yalnızlık yoktur ve ilişkiler giderek KISA VADELİ TİCARİ İLİŞKİLERE benzemektedir. Aslında unutulan, sürü olmak ve hazır şablonlara uymak yerine hayata geçirilmesi gereken gerçeklik şudur: Çalışma sırasında ÖZERK ve İNİSİYATİFLİ olabilmek,PAHA BİÇİLMEZ bir armağandır ve EN ÖNEMLİ MOTİVASYON faktörüdür.

-Tek mekânda hep birlikte oynayan 11-12 yaş grubu çocuklarda yapılan bir çalışma, çocukların keyfi herhangi bir nedenle iki gruba bölünmeleri halinde, ciddi çatışmaların başladığını göstermiştir. Sistem, bu önemli gerçekliği, toplumların sevk ve idaresinde sıklıkla kullanmaktadır. İNADINA ÖZGÜR ve ÖZERK BİRLİKTELİKLER HEDEFLENMELİDİR.
Huzurevinde iki kata çiçekler yerleştirilerekyapılan bir çalışmada, çiçeklerin bakımından katın birinde bir görevli, diğerinde ise sakinlerin tamamı sorumlu tutulmuştur. Çiçeklere kendileri bakan insanların mutluluk test sonuçları ve yaşam süreleri daha yüksek bulunmuştur. SEVİLEN ŞEYLERE ÖZEN VE ÇABA GÖSTERİLMELİDİR.

-Başka bir çalışmada, bir odada yalnız başına olan insanların tamamına yakınıçatal-bıçak gibi nesnelerin basit eşleştirmelerini yapabilmiştir. Aynı insanlar, ayarlanmış ve kasti olarak yanlış eşleştirme yapan bir kalabalığın arasına yerleştirildiklerinde ise %70 oranında yanlış eşleştirme söylemine iştirak etmiştir. Kalan %30 insanın muhalif, özerk ve gerilimden kaçmayan karakterde oldukları anlaşılmıştır. TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞUNUN KARARLARINA KARŞI ŞÜPHE ELDEN BIRAKILMAMALIDIR.


-Laboratuar giysileri içerisinde otoriter görünümlü insanların emirleri ile yine 2/3 oranında insanın, kendilerini basit sıkıntılı hallerden kurtarmak için, sorulan sorulara yanlış cevap veren bir başkasına, gerçekte olmayan ama deneğin var diye bildiği ölümcül düzeyde elektrik voltajını (450 volt) uyguladığı ortaya çıkmıştır. Otorite giysili şahsa bir kişi bile itiraz ettiğinde ise emirleri uygulayanların oranı 1/10’ainmiştir. Konunun uzmanı psikiyatrlar arasında yapılan anket, sadece %1 uzmanın bu sonuçları tahmin edebildiğinigöstermiştir. ÇOĞUNLUĞUN KOLAY BOYUN EĞDİĞİOTORİTE/TAHAKKÜME KARŞI ŞÜPHE VE İTİRAZHAKKI SÜRDÜRÜLMELİDİR.
SİMURG’un aslında İNSANIN KENDİSİ ve YAPILAN HER ŞEYİN ÖDÜLÜNÜN de aslında YAPILANIN KENDİSİNİN olduğunun anlaşılması, HİÇLİK VADİSİ’nin DİP NOKTASINDAN ÇIKIŞ anlamına gelebilir. Paha biçilmez ve asıl olan HİKAYESİ OLMAK ve HİKAYESİNİ ANLATABİLMEKtir. Bu ise bir olayı nakletmek değil, OLAYIN ANLATANIN HAYATINA KATILMASIdır. Nazi kamplarından kurtulanlar arasında, mülkiyet-statüdüşkünü  burjuvalara göre entelektüel merak/öğrenme geleneği olanların oranı daha yüksekbulunmuştur.





Belki de YAŞAM/ÖLÜM ve İYİLİK/KÖTÜLÜK ikilemlerinin gerçek turnusolu ENTELEKTÜEL MERAKtır.

Reklamlar
Categories: Michael Foley, Modern Hayat Neden Mutlu Olmayı Zorlaştırıyor, SAÇMALIKLAR ÇAĞI | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: