David Harvey UMUT MEKANLARI





DAVID HARVEY, PhD, Prof, Antropoloji-Coğrafya, Cambridge-Johns Hopkins Uni, British Akademi ve Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi Üyesi, UK-2002, TR-2011 (2.baskı), Metis Yayın, Çeviri: Zeynep Gambetti, 343 sf.

 



DÜNYANIN GENEL TABLOSU5 başlıkta özetlenebilir:

1)Kapitalizmin dünyada genel refahı artıracağına dair Adam Smith projesi gerçekleşmemiş, refah küçük bir grubun elindeyoğunlaşırken, büyük çoğunluk giderek işsiz-fakirleşmektedir.

2) Özel servet / kamusal sefaletile otoriter siyaset / bürokrasi arasına hapsedilmişdurumdayız.

3) Washington merkezli yukarıdan belirlemealışkanlığından vazgeçilmemiştir vebu yapı denetlenemezliğinisürdürmektedir.

4) Para endeksli piyasanın dağıttığı kültürel/geleneksel yapılar, tepki olarak dine-ulusatutunmayı ve kendinden olmayanları ötelemeyi yaygınlaştırmaktadır.

5) Çevre tahrip edilmekte ve doğal kaynaklar üzerindekirisk artmaktadır.





Bill Gates‘in serveti alt ekonomik düzeyli %40 ABD’linin (106 milyon kişi) toplam servetine eşittir ve %80ABD‘linin toplam hisse senedi miktarı %3tür.

-Tüm meslek erbabını proleterleştiren, insani değerlerin yerine ÇIPLAK BENCİL ÇIKARCILIKve PARAkoyan kapitalizm, öteki dünyadan büyüleriyle çağırdıkları güçleri kontrol edemeyen Faust’vari bir BÜYÜCÜdurumundadır.

-Bugünün sistemi, imtiyazsız olanları İŞ-EV ALANINA HAPSEDEREK kenara itmektedir; her yeri işsizlik-ayrımcılık-umutsuzluk-yabancılaşma-öfke-baskısarmıştır. Ya Hegel’in AYAK TAKIMI bir gün tehlikeli bir sınıf haline gelirse ne olacağını herkesin düşünmesi gerekmektedir.



 –TEMİZLEDİKLERİ HASTANEDEN YARARLANAMAYAN TEMİZLİKÇİLER gerçeğinin üzücü paradoksu, bugünün sermaye/emekçi ilişkisi için çarpıcı bir örnektir. Johns Hopkins Tıp Kampusü‘nün çevresinde yaşayan emekçilerin ortalama yaşam süreleri, YOKSUL ÜLKELER DÜZEYİNDEbulunmuştur. İşyerindesaygı ve onurdan mahrumiyet, pazarlık gücünden yoksunluk, sağlıksız barınma-yeme/içme-çocuk yetiştirme koşulları, emekçilerin çoğunun içinde bulunduğu mahrumiyethalleri, ŞİDDET olarak adlandırılabilecek boyuttadır. Bu koşulların yaşam süresini kısalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. YOKSULLARIN 45 YIL YAŞAMA ŞANSI,ZENGİNLERİN 65 YIL YAŞAMA ŞANSINA DENK bulunmuştur. ABD Devlet okullarında okuyan çocukların okuma becerilerinin ulusal ortalamanın 2,5 yıl gerisinde bulunması ise diğer bir çarpıcı mahrumiyet halidir.

ERKEN ÖLDÜRMESİ bakımından daha etkili olduğu ispatlanmış olan  YOKSULLUKTAN hiç bahsetmeyip, SİGARANIN lanetlenmesindeki  kolaycılıkta olduğu gibi; İŞSİZLİĞE yol açan tahakkümcü yok edici  KAPİTALİZM yerine NÜFUS FAZLALIĞINDAN DEM VURAN ve insanları  YOKSULLARA, GÖÇ EDEN ÇARESİZ İNSANLARA DÜŞMAN EDEN zalimce suçlamada da aynı ART NİYET vardır.


BÜYÜK ŞİRKETLER ve MEDYA, kendilerinin DEVLET DESTEĞİ ile ele geçirip tekelleştirdiği piyasanın haşmetini sorgulayanların acımasızca bastırılması, aşağılanması ve yok edilmesi konusunda kesin kararlıdırlar. Bir mahkumun aylık maliyetinin ABD’de 2000$’dan fazlaolmasına rağmen yüz binlerce insanın hapiste tutulmasının asli nedenlerinden biri bu kararlılıktır. TOPLUM GENELİNDEKİ ÇARESİZLİK HİSSİnin merkezinde bu tavrın gücü yatmaktadır. ÇARESİZ KUKLALIK en genel karakter haline getirilmiştir. Hedeflenen insan tipi, HİÇBİR ŞEYDEN ETKİLENMEYEN, KAPİTALİZMİN ALTERNATİFSİZ OLDUĞUNA İNANAN, ŞAŞIRMAYANve HERŞEYDEN SÜREKLİ SIKILAN biridir. Sanki büyük çoğunluk olarak bizler, DÜŞLER FABRİKASI ileHİÇLİKarasında sıkışmışgibiyiz. Ernst Bloch, bu sıkışmadan kurtulmanın, ancak AŞAĞILANAN ÜTOPYALARI CANLANDIRMAKla mümkün olabileceğini vurgular.

Uydufotoğrafından elde edilen KÜRESELdünya görüntüsü, okul duvarlarındaki 2 boyutlu dünya haritasını zihinlerden silmiş, kolaylaşan seyahatlerin de katkısıyla merkezsiz bir dünya algısına yol açmıştır. Merkezsizleşendünyanın yerini, doğanın ve kadının öne çıkmaya başlaması ile İNSAN BEDENİninmerkezileşmesi almıştır. Artık toplum ve insanı anlamakta kullanılan makro kavram KÜRESELLEŞME, mikro kavram ise BEDEN‘dir. Bedene olan ilgi olağanüstü artmış ve her şeyin ÖLÇÜSÜ durumuna getirilmiştir. Popüler kültür ve postmodernizm tarafından ayrı-uzak kavramlarmış gibi sunulan BEDENİN TİKELLİĞİile KÜRESELİN EVRENSELLİĞİ, üzerimize giydiğimiz BANGLADEŞ ÜRETİMİ GÖMLEK’te iç içe geçerek somutlaşmaktadır.

-İşsizlerin çok büyüdüğü ve devamlılaştığı günümüz dünyasında, KÜRESELLEŞME ile BEDEN arasında ilişki kurmanın yollarından biri, BÜTÜN EMEKÇİLERİN BİRLEŞMESİ evrensel çağrısı ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’ninTEMEL İNSAN HAKLARI’nı birleştirmek üzereBirleşmiş Milletleri yeni bir beyannameye zorlamak olabilir.

 
Gramsci‘nin parmaklıklar ardında ve ölüme yakınken söylediği aklın kötümserliği, sezginin iyimserliğisözüne ve M.Teatcher‘in kapitalizmdenbaşka alternatif yoktur ilanına başkaldırmamız, AKLIN İYİMSERLİĞİNİN KURACAĞI BAŞKA BİR DÜNYANIN MÜMKÜN olabileceğine dair ÜTOPYAnın önünü tekrar açmamız gerekmektedir. Çünkü Ütopya’nın yer almadığı bir dünya haritası, göz atmaya bile değmeyecek bir haritadır”(O.Wilde).Hangi limana gideceğini bilmeyene hiçbir rüzgar yardımcı olamaz” (Montaigne) sözünün gerçeğine ise, ÜTOPYA OLMADAN HANGİ LİMANA GİDİLECEĞİ BİLİNEMEZ tespitini eklememiz gerekir.


HERKESE GEÇİMLİK ÜCRET, hayati öneme sahiptir ve ACİL BİR ORTAK TALEP olmalıdır. Baltimore’da ciddi kampanyalarla elde edilen geçimlik saat ücretikazanımı, başta Johns Hopkins Üniversitesi olmak üzere şirketler tarafından stajiyer olarak gösterilerek ve sigortasız 1/5 ücretle çalıştırılan işsizler tarafından baltalanmıştır. Bunu yapanlardan biri olan Burger King, başkan Clinton tarafından istihdam üreten firma olarak lanse edilmiş ve vergi indirimi sözüyle ödüllendirilmiştir. Sermaye ve siyasetin emeğe karşı bu tavrı, devletin kontrol pençesini giderek sıkılaştırmasının desteği ile BEDENE ŞİDDET boyutuna varmıştır; postmodernizmin/popüler hayatın kutsalı olan BEDEN İÇİN SİYASETİN TEMELİNİ, İŞTE BU ŞİDDET TEŞKİL ETMEKTEDİR.

-Tarihsel materyalizm kavrayışı, TARİHSEL-COĞRAFİK MATERYALİZM şekline evrilmeli ve geleceğe bu zihniyetle bakılmalıdır. Artık tek ve nihai bir hedef tanımlamak anlamsızdır ve eşitsiz coğrafik gelişmelerin engellediği genel faydayı elde etmek için “UYGUN TALEPLERDE UYGUN ŞEKİLDE BİR ARAYA GELME HALLERİNİN YARATILMASI gerekir. Bu mücadelede hayati önem taşıyan, BİRİMİZ HEPİMİZ, HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN” anlayışıdır. Bir yandan da tatsız homojenliğe düşmemeye,benzerlik/farklılık ve tikel/evrensel tartışmalarını canlı tutmaya özen gösterilmelidir.

KENT ve ÜTOPYA, antik dönemde iç içe geçmiştir (Yunan sözü: evi biz inşa ederiz, ev de bizi). Diğer yandan, en kötü MİMARile en iyi ARIarasındaki ayırıcı fark, mimarın ortaya çıkaracağı şeyi ÖNCEDEN HAYALİNDE CANLANDIRMASI olduğu unutulmamalıdır. Mimari, mekanlara toplumsal işlerlikler kazandırır; insanilik,estetikve sembolik anlamlaryükler; yeni yaşam alanları kurar; yenidenyapılandırır ve uzun vadeli hafızaları şekillendirir. Birey ve toplumun istek ve özlemlerine somut karşılık sağlar; Leibniz, “Mimar olarak Tanrı’nın Kanun Koyucu olarak Tanrı’yı tamamıyla tatmin edeceğini” söylemiştir. Tasavvurları geleceği belirleyen niteliğe sahiptir; Karatani, YARATMA İRADESİ OLARAK MİMARİNİN BATI DÜŞÜNCESİNİN TEMELİ olduğunu belirtir.


Entelektüel yaşama ilk kez kentte başlayan insanoğlu,aslında KENT ile birlikteKENDİNİ DE YENİDEN İNŞASINI gerçekleştirmiştir; kent, kendisine cehennem çukurugözüyle bakan kırsalın baskılarından kurtuluşun ve BİREYİN ÖZGÜRLEŞMESİNİNolanaklarını taşır.

-Korunaklı konfora yönelik zengin hayali olan KENT DIŞINA DOĞRU YERLEŞİM, otomobil bağımlılığı ve trafik sıkışıklığı (ekolojik yıkım), monoton mimari-peyzaj ve alt-yapı temininde zorluklarla toplumsal ve ekonomik sorunları büyütücü etkiler yaratmıştır. Bu mekânların devlet destekli projelerinde, RİSK KAMUNUN KAR İSE ÖZELİN hanesine yazılmakta; “mutena yeni semte taşınma” propagandasının altında, ORTA SINIFLARIN KENT MERKEZİNDEN ÇIKARILMASIhedefi yatmaktadır. Aynı zihniyet, FAKİRLER İÇİN de göze görünmeyen yerlerde GETTOLAŞMIŞ KAMPUSLERinşa etmektedir. ABD şehirleri, gittikçe yayılan RUHSUZ banliyöler, UMARSIZ site çeperleri, ÇÖKMEKTEve parçalanmakta olan KENT MERKEZLERİnden oluşmaktadır; TARİH, GELENEK, KOLEKTİF HAFIZA YOKOLMAKTADIR.


Kapitalizmin en büyük gücü REKABET, İŞBİRLİĞİ VE ÇOKLU TAHAYYÜLLERİ SEFERBER EDEBİLMESİNDEyatar; herhangi bir sosyalist tasarım, ancak “bu tarz bir güce sahip olması ve rekabet-işbirliği dengesini sağlayabilen bir SOSYALİST PAZAR OLUŞTURULABİLMESİ” halinde karşılık bulabilir. İnsanoğlunun teknolojisiile birlikte vardığı nokta, EVRİM MİMARLIĞI düzeyidir ve bu sosyalist alternatifi gerçekleştirebilecektir. EVRENSEL YAŞAM AĞLARI, ÇEVİRİ OLANAKLARI ve EMPATİYİ ARTIRARAK,tahakküme meydan bırakmayacak alternatiflergeliştirilecektir.

Dünyayı değiştirmek isteyen ÖNCE KENDİNİ DEĞİŞTİRMELİve Foucault’un dediği gibi ZİHNİMİZDE SİNSİCE YERLEŞMİŞ FAŞİZMİ TEMİZLEMELİYİZ. Piyasa bireyciliğine ve fırsatçılığasırt çevirebilmelive kolektif siyaset odaklarına katılmalıyız. Doğacak olanların Anneleri hareketi ve Anti-Nike internet kampanyasıile Nike firması çalışanlarının koşullarında yaratılan düzelmeler gibi mücadeleler örnek alınarak, “KADINLAŞMIŞ PROLETERYANIN BARIŞÇI ÖNCÜLÜĞÜ” sağlanmalıdır.


-Fontanella tarzında, bahçede zeki-zarif birhanımefendi ile konuşma ÖZEN ve NEZAKETİ içerisinde, ALTERNATİFLER üzerine odaklanarak, SOHBET-TARTIŞMA DİZİLERİNE veÜTOPYALARA ihtiyacımız var. Bu ütopya ve tasarımlarOYUNA BENZER ve KURALLARI OYNANDIKÇA MÜKEMMELLEŞECEKTİR (Wittgenstein). 1888 yılında Edward Bellamy’nin yazdığı ve ABD’de 1 milyon satarak en çok satanlarda 3.sırayı alan EDILIA kitabı, ütopyalarımız için güzel bir yol göstericidir.

Hayatımızı yönetecek birilerinin olmadığı, emekçilerin kan emicilerin elinden kurtulduğu, yaşamın aşırı hızlı ritminin yavaşladığı, yaşam koşullarının ve olanaklarının saygılı bir eşitliğe sahip olduğu, para peşinde koşmanın gerekmediği” bir dünya hayal edin. Çoğunlukla bu hayalekanatlanmaktansa, elde olanları tercih ederiz. AmaDEHŞET, KUŞKU VE TUTUKLUK İÇİNDEKİ HAMLET’İN EYLEME GEÇEMEMESİNİN”, HEM KENDİSİNİN HEM DE ÜLKESİNİN YIKIMINA YOL AÇTIĞINI UNUTMAMALIYIZ.

Reklamlar
Categories: David Harvey, UMUT MEKANLARI | 1 Yorum

Yazı dolaşımı

One thought on “David Harvey UMUT MEKANLARI

  1. Seviyorum sizi. Bir de bu tespitlerinizi o etkileyici tonunuzla anlatirken dinlemeyi ozledim. Saygilar ve sevgilerimle.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: