BİR ZAMANLAR MÜLKİYE, Savaş Dizdar






Savaş Dizdar, Ankara Siyasal Bilgiler (Mülkiye) Mezunu, Mas Mabaa, 2013, 159 sf.






***Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) (Mülkiye) 1970 mezunu olan Savaş Dizdar‘ın 1964-70 arası dönemde okul, yurt ve okul çevresine ilişkin anıları; Türkiye tarihinin bazı önemli isim ve olayları***




-Fransa’da Nancy ödülü alma geçmişi bulunan “SBF SAHNE” Tiyatro Kulübü‘nde uzun süren çalışmalar ve oyunlar; Nuri Çolakoğlu‘nun yönettiği ve İlber Ortaylı, Zafer Toprak, Erdal Yavuz ve Dizdar‘ın oynadığı Aristofanes’in BARIŞ oyunu ile 1967 ODTÜ Amatör Tiyatrolar Yarışması‘nda Birincilik Ödülü; Halil Ergün, Rana Cabbar, Suat Ülhan ile tiyatro ortaklıkları; AST, Beyoğlu Küçük Sahne ve Ayfer Feray tiyatrolarına konukluk.

Futbol tutkusu ve Baklava Kupası ve İnek Bayramı başta olmak üzere sürekli devam eden maçlar; parkaları çıkarıp postallarıyla oyunlara dahil olan solculardan birinin postalının ayak bileğinde yarattığı çatlak ve epey zaman alçı ve bastonla yürüme; kullanılan bastonun, daha sonra Zihni Çetiner’in kötü şakasının saçmalarıyla ayağından yaralanan Mahir‘e de dayanak olması.

-1969-70 Öğrenci Derneği seçimini solcu Fikir Kulübü‘nün kazanması ve Başkanlığa Cengiz Çandar’ın, üyeliklere ise Dizdar, Tuncay Artun, Oktay Etiman ve Sabahattin Kurt’un seçilmesi.


-Sosyal Demokratlar Uluç Gürkan, İstemihan Talay.

-Sağcı Hür Düşünce Kulübü‘nde yer alan Mesut Yılmaz, Hasan Celal Güzel, Atilla Koç ve Mehmet Keçeciler.

Fikir Kulubü adına Sadun Aren‘in, Hür Düşünce adına ise Aydın Yalçın‘ın katıldığı çok rağbet gören münazaralar.

-Cebeci Hilton diye anılan, 63-64 öğretim yılında hizmete açılmış olan, hayli konforlu, 24 saat sıcak suyun aktığı, kantini, yemekhanesi, çalışma salonları, çamaşırhaneleri, berberi (Turgut), terzisi (Zeki-Zeçi-), ayakkabıcısı (Gülüm Ahmet) ve boyacısı (Muhittin), hergün temzilenen odaları, 2 haftada bir değişen yatak takımları olan ve ayda 15TL karşılığında (aylık devlet bursu 250TL) kalınabilen yurt.

-Nereye gidiyorsunuz? diye sorduğu Diplomasi Bölümü öğrencilerinin Sevil Berberi cevabına, operadan bihaber olan arkadaşlarının, “Ben Turgut’a traş oluyorum” diye karşılık vermesi.

-Safiyane Solcu Dayanışması anlayışı ile borç verilen ayakkabıcı Gülüm Ahmet’ e kaptırılan 3-6 aylık burslar.

-Yurt görevlilerinden Selami‘nin yıllar sonra Dizdar’ı gördüğünde gözyaşlarını tutamaması (beyaz atlarına binip gitmiş güzel insanlara hasret).

-Yıllar sonraki ziyarette, Mülkiyelilerin sıklıkla yemek yediği Çığır Lokantası’nın sahibi Cihan‘ın, evde sakladığı o döneme ait hesap adisyonlarını gidip getirmesi ve anı olarak istenildiğinde, “bana milyar versen alamazsın bunları” diye Dizdar’ı terslemesi.

-Yurt Müdürü Kinova‘nın yurda giriş çıkış saatlerini düzene sokma gayretini, öğrenciler tarafından protesto amacıyla sabaha kadar kırılan camların boşa çıkarması.

-Girişilen iddia üzerine, Kapalı Spor Salonu hizmetlisinin, karpuz atar gibi yaptığı ama son derece başarılı olduğu basket faul atışlarında, Mülkiye Basket Takımı’nın en isabetli faul atıcısını mağlup edişi.

-Okuldaki devrimci ozanlar Ataol Behramoğlu ve İsmet Özel, edebiyat meraklısı Ziya Öztan ve Hüseyin Cevahir;

Resmi Dairelerde bilgi ve görgü artırmak için yapılan 15 günlük Anadolu gezisinin, hedeflendiği (!) minvalde geçtiğinin güzel örneği: içki ve dansın AntaLya Valisi‘ne yaşasın AntaKya Valisi diye bağırarak teşekkür eden bir mülkiyeli.

-Adalet Partisi iktidarından sonra değişen ders geçme ve devamsızlık hakları değişikliklerini takiben gelişen okula gitmeme, sınava gitmeme boykotları sonrasında ülkücülerin, polislerin ve jandarmaların yurt baskınları ve Yusuf Küpeli (halen İsveç’te) liderliğinde direnişler;





Özel Yükseliş Üniversitesi‘nin Anayasa’ya aykırı bir şekilde Başbakan Demirel’in ağabeyi tarafından kuruluşunu protesto eylemi için Istanbul’dan yola çıkıp Ankara’ya yürüyen bir grup öğrenciye Kızılcahamam’da eşlik eden Ankara öğrenci grubuna Kurtuluş’a vardıklarında cılızlaşan destek ve coşku; yürüyenler arasındaki Dizdar’ın Maarif Koleji kuralarında çıkmayan kızını, Yükseliş Koleji’ne yazdırma konumunda kalmasını utanarak hatırlaması.





-Ankara Belediye Başkanlığı’nı Adalet Partisi‘nin kazanması, Öğrenci Derneği tarafından ucuza verilen ve otobüs, maç, sinema, tiyatro ve konser indirimi sağlayan pasoların geçersiz ilan edilmesi; yapılan otobüslerin kampüslerde alıkonmaları eylemleri sonrasında belediyenin kararını geri çekmesi.






Fakültenin ilk gününde, üzerinde ismi yazılı olduğu halde bilerek (adının SERSERİ’ye çıkma nedeni olur) sandalyesine oturulan ve laf dalaşı yapılan Baskın Oran ile sonradan gelişen dostluk;








ABD Kıbrıs Arabulucusu Cyrus Vance‘ı protesto etmek için yaptıkları Esenboğa Havaalanı işgalindeki beraberliğin (eylemde Tuğrul Eryılmaz, Yavuz Gökmen, Taylan Özgür, Yusuf Aslan da vardır) sonrasında 7 ay hapis cezasına çarptırılması, Yargıtay Genel Kurulu’nda onaylanması ve kamu hizmetinde çalışamama cezası almaları şeklindeki kader ortaklığı (sonra, 1974 genel affı ile Oran başlamış olduğu asistanlığa dönebilir, Dizdar Valilik Maiyet memurluğuna dönemez).



Yurttan akılda kalanlar:

-Yol arkadaşı, vazgeçilmez dost (Deli) Kemal Baykal
-yurttan oda arkadaşı hoşsohbet Burhan Özfatura
-yan odada kalan ve derslerden bunalmış iken birden verdiği kararla İsveç’e giderek bulaşıkçılığa başlayan ve mezun olmakta acele etmeyen Melih Aşık
-fındık tüccarının oğlu olmasının sürekli konu etmesine ders vermek isteyen  Dizdar’ın yazıp mühürlediği resmi (!) yazıyla asker kaçağı cezasını ödemek üzere askerlik şubesi başkanının karşısına dikilip dalga geçilen Hikmet Çiçek (diğer oda arkadaşı);
-hem futbolu hem basketbolu hem de langırtı güzel oynayan ve güzel muhabbet eden Deniz Gökçe (mütevaziliğini de yıllar sonra Dizdar’dan “Hocam” hitabı yerine “Koçero” lakabını isteme sıcaklığı ile gösterecektir);
-“İnek Bayramı” şenliklerinde sihirbazlık (!) yaparak para toplarken, Hint Fakiri numarasında yattığı çivili tahtadaki çivilerin tahtaya ters çakıldığını bir izleyicinin ortaya çıkardığı Metin Kazancı
-uzun bir merdiveni kızak yaparak kayan 10-15 kişinin içinde her zaman yer alan Macit Akman ve Tuğrul Eryılmaz;



-yurdun ve dönemin güzel insanı, en yakışıklısı, kızların idealindeki delikanlının tarifi, yiğit adam, mert adam, dost adam, devrimci ama militan olmayan, komple sporcu, alabildiğince esprili, her an kavgaya hazır ama kimseyle kavga etmeyen, güven-sevgi-saygıyı hak eden, tüm bu özelliklere sahip birinden beklenmeyecek kadar da mütevazi ve 2004’de erkenden hayata veda eden GÜZEL OSMAN (Osman Tokcan) (Melih Aşık’tan).




Harbiye’den Siyasal’a gelip sonra Dev-Genç Başkanı olan Yusuf Küpeli;
Yurt’tan bir fotografta Sinan Cemgil;
Istanbul’dan arada bir yurda gelip ortalığı şenlendiren Deniz Gezmiş, Cihan Alptekin;







Hocalardan akılda kalanlar:

 Mümtaz Soysal’ın Anayasa Hukuku derslerinde sınıfta oturacak yer bulma zorluğu (devam zorunluluğu yok ve diğer derslerin çoğunda öndeki birkaç sıra dolu); Sadun Aren, Turan Güneş, Seha Meray, Yavuz Abadan‘ın öğrencilerin gözdeleri olmaları; müzmin bekar Bülent Daver‘in kız öğrencilere eğilimi; Şerif Mardin‘in çok şık giyinişi; birkaç dili çok iyi konuşan Tahsin Bekir Balta‘nın laz aksanlı Türkçe’sinin çevirmen gerektirebilecek düzeylere varabilmesi. Diğer unutulmaz hoca ve asistan isimleri: Muammer Aksoy, Nermin Abadan, Bahri Savcı, İlhan Öztrak, Haluk Ülman, Oral Sander, Mete Tunçay, Kurthan Fişek, Ömer Madra.

Hocaların sözlerinden akılda kalanlar:

 Turan Güneş:
    -Türkiye’de gidip-gelme hürriyetinin içinde sekerek gitme hürriyeti de vardır.
    –Din ile Don arasında bir ilgi yoktur.
 İsmail Türk:
    -Devlet bir manevi şahıstır; yemez, içmez, kakasını çıkarmaz.
    -Devlet dişimizin çürüğüne girmiştir.
 Orhan Türkay:
    -Öğrencinin yorgunluğu 2 nedenledir: 1-Not tutmaktan 1-Ders dinlemekten.
     Siz şimdi ikisini de yapmaktasınız; sizin durumunuz perişanlıktır

-“The Browns went to the seaside” seviyesinde olan İngilizce ile son hak sınavında 2 öğrenci:
-Hoca: İngilizce bildiğiniz ne varsa söyleyin.
-Hamdi Kumarı: Renkleri sayayım: white, green, yellow, red , blue, open blue.
-Savaş Dizdar: There are three kinds sector all on the world. First of them national sector. It is for socialist countries. Second sector is used on capitalist countries. It is private sector. And third sector is used only Turkey. Turkish people (especially Turkish men) call other person HaSector.

Yiğit Lakabıyla Anılır:

Fikret Başkaya: BAŞKAN, Macit Akman: DELİ, Abdülkadir Ateş: KIRMIZI, Deniz Gökçe: KOÇERO, Erdal Yavuz: OBLOMOV, Mehmet Ağar: PİKE, Nuri Çolakoğlu: ŞAKACI, Ziya Öztan: UYUMSUZ, Metin KAZANCI: ÜSTAT, Nabi Şensoy: ÇENE

NOT: Kitabın temin edilebileceği adresler:
              -Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi, Konur Sokak, Kızılay, ANKARA
                  (http://www.mulkiye.org.tr)
              -İstanbul Mülkiyeliler Vakfı, Abide-i Hürriyet Cad, Hasat Sok. 2/4, Şişli, İstanbul
                  (http://www.imv.org.tr/)
              -Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şubesi, Yönetim Merkezi, Çarşı Caddesi No: 10
               Kuzguncuk, İstanbul
                 (http://www.mulkiyeistanbul.org/)

***  Barışın’-şarabın-kadının dostu, incecik vücutlu, egzotik ve az konuşan gürcü (Kazacakis-Todaraba’dan) ağabeyim Savaş Dizdar’a kucak dolusu sevgi ve saygılarımla. -FNK-

Reklamlar
Categories: BİR ZAMANLAR MÜLKİYE, Savaş Dizdar | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: