André Maurois İKLİMLER (Roman)


ANDRE MAUROIS, Yazar, FR-1928, TR-2008 (5.Basım: 2011), Helikopter Yayın, Çeviri: Nazife Müren, 206 sf.

[Sonsuz olanı buradan başka 
yerde ararız her zaman; 
her zaman, varlığın bakışını 
şimdiki durumdan ve şimdiki 
görünüşten başka şeye yöneltiriz; 
yada, sanki her an ölmek 
ve yeniden yaşamak değilmiş gibi, 
ölümü bekleriz. 
Her an yeni yeni bir yaşam sunulur 
bize. Bugün, şimdi, hemen, 
tutabileceğimiz tek şey budur.
                                                         ALAIN]

Kadınlar bedenlerini nasıl verirlerse, erkekler de ruhlarını öyle verirler: Bölge bölge, en açıktan en gizliye doğru.
 

Don Kişot‘un öykülerini okumayı çok severdim. Dulcinea‘nın çirkin olabileceğine inanmazdım, onu dilediğim gibi düşleyebilmek için, kitabımdaki resmini koparmıştım.

Erkeklerin beğenileri, yaşamlarından gelip geçmiş kadınların bulanık, birbirine karışmış imgelerini sakladığı gibi, kadınların kafası da kendilerini sevmiş olan erkeklerin birbiri ardına getirdiği tortulardan oluşmuştur.

Floransa‘nın en sevdiğim yanlarından biri de her yerden dağın, ağaçların görülmesi. Yalnız kent olmakla kalan kentlerden nefret ederim.

-Dış dünya bana ancak başyapıtlar arasından geçerek ulaşabiliyordu sanki.

-Erkekle kadın başbaşayken, erkekte kadının çocuksu ağzını öpmek için dayanılmaz bir arzu uyandıran şeyin çoğu zaman kadının söylediği safça, hatta budalaca bir cümle olduğunu; kadının da erkeği en çok onu ciddi, en sarsılmaz biçimde mantıklı olduğu sırada sevdiğini kim söylemişti.

-Odile çok akıllıdır, ama senin istediğin türden değil akıllılığı, sezgiye dayanır, somuttur.

 

-Belki de insanları en çok bölen şey, kimilerinin herşeyden önce geçmişte, kimilerinin de yalnızca içinde bulundukları dakikada yaşamalarıdır.



-Odile ihtiyaç duyduğunda geçmişi ve geleceği yaratıyor, sonra da yarattığını unutuyordu.

Yalnız olmak için yalnız kalmak istememi anlamıyorsunuz.

-Kadınlar masal duygularını yitirmemişlerdir ve güzel öyküler anlatan erkekleri dinlerler.

-Önemli olan her andan bu anın içinde bulunabilecek gücü çıkarmaktır ve buna üç yoldan ulaşılabilir: Güçle, tehlikeyle veya istekle. Güç ise ancak sürekli olanda, zor olandadır. Rousseau arı bir kadının eteğine dokunmanın kolay bir kadını elde etmekten daha ateşli sevinçler verdiğini söyler.

İkili yalnızlık, bıkkınlığa, can sıkıntısına kadar varmayınca, duyguların ve güvenin ağır ağır yükselmesini sağlar, bu da bu yalnızlığı paylaşanları çok yaklaştırır.

-İnsan, karşısındakinin tüm yaşamını durmamacasına yenilenen bir zenginlikle doldurmasını bilmiyorsa, sevilen varlığı kendisine bağlaması için büyük bir aşk yetmez.

-Hep kendine acımaya, kendini nasıl olmak istiyorsa öyle anlatmaya meyil gösterir insan.

Neyimi sevdiğinizi biliyorsanız, yandım.

Hastalık bir tür ruhsal denge halidir, çünkü arzularımızı, kaygılarımızı “sağlam sınırlarla” çevreler.

Uzaklık/ölüm, kuşku/ihanetten daha az zarar verir aşka.



Reklamlar
Categories: Andre Maurois, Roman, İKLİMLER | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: