MUTSUZ OLMAK – BİR YÜREKLENDİRME, Wilhelm Schmid




WILHELM SCHMID, Filozof, PhD, Prof, ALM-2012, TR-2014, İletişim Yayınları, Çeviren: Tanıl Bora, 92 sf.

*13 dile çevrilen kitaplarının satışı bir milyona yaklaşıyor.

*İtalik yazılar, yazara aittir*



-Sadece hayatta kalmak ve ödevlerin ifası değil de mutluluk olabiliyorsa insanın meselesi, bu büyük bir kazanımdır. Peki ama mutluluğun kendisi ÖDEV haline geldiyse?Ne kadar çok insan, sırf mutlu olmaları gerektiğine inandıkları için mutsuz oluyor acaba? 
MUTLULUK DİKTATÖRLÜĞÜ tehdidi, mutsuz olmaya pek alan bırakmıyor. …Mutsuzlar öyle bir sindirilirler ki, durumları hakkında konuşmaya hatta düşünmeye bile cesaret edemez olurlar. …Mutsuz kişi, MODERN VEBA‘ya yakalanmış demektir, cüzzamlı gibi davranılır ona, insanlar ondan uzak durmayı tercih ederler.

 
-Niyetim mutluluğun insan hayatındaki her türlü anlamını inkar etmek değil ki…mutlaklaşmakta olan anlamını görelileştirmek, sadece. Mutluluk önemlidir ama ANLAM daha önemlidir

Mutluluk çok defa mutlu TESADÜFÜN eseridir. …tesadüflerin daima lehte olması söz konusu değildir. Aleyhte tesadüflerin olasılığı önlemlerle azaltılabilir ama tamamen ortadan kaldırılamaz. Almancada Ortaçağ’ın gelücke‘sinden türeyen “Glück” [mutluluk] kelimesi, başlangıçta bir meselenin tesadüfen olumlu veya olumsuz anlamda sonuca bağlanmasını tanımlıyordu. Modern insanlarsa yalnızca lehteki tesadüfü talih olarak kabul ederler. …tesadüfi talihsizliği önleyebilmek için bir insanın her türlü tesadüfe kendini kapatması gerekirdi. …Pascal’ın bir tespiti bunun yolunu gösterir: “Dünyadaki bütün talihsizlikler, insanların evlerinde oturmamalarından doğar.” 

 
-İnsan kendini hoşluk haline ne denli bırakırsa, karşı kutbun potansiyeli o denli büyür. Mutluluğunu sağlığa bağlarsa, bir nezle bile onu mutsuz edebilir. Hep eğlence istiyorsa gönlü, bir saat bile sıkılmak onu mutsuz etmeye yeter. 

 

-Hiç bir insan hep sadece sevinç duyamaz, bedendeki mutluluk hormonları ve endorfinler de dışarıdan alınan uyarıcılar ve ilaçlar da bunu pek değiştiremez.

-…“havasında olmayan” insan sosyal ölüm tehdidi altındadır, kimse onu yakınında istemez. Ama “her zaman keyfi yerinde olan”ın durumu da her zaman iyi değildir, çünkü o da hoşnutluk hissini sonsuza kadar sürdüreyim diye nafile debelenirken, istemeden, çevresi için bir dayatmaya dönüşür.
…keyifsizliğe, hoşnutsuzluğa, mutsuzluğa alan açarsanız, enerji tasarrufu modunda bir yenilenmeye zaman yaratırsınız, böylece mutluluk dinlenip toparlanabilir.

-Refahın artmasıyla, onu kaybetme korkusu da artar. …Seçme özgürlüğünün artması, sürekli tercihte bulunmanın ve bu tercihin sorumluluğunu üstlenmenin sıkıntısını büyütür. Modern hayatın sunduğu imkanların çokluğu da mutsuz eder, çünkü hayat, şimdiye dek hiç olmadığı kadar uzadıysa bile, bunların hepsini gerçekleştiremeyecek kadar kısadır. MUTLULUĞUN TRAJEDİSİ, MODERN MUTLULUK KAVRAMININ İNSANLARI SİSTEMATİK OLARAK MUTSUZLUĞA SÜRÜKLEMESİNDEDİR. 

Acıyı tanımasam, hazzın ne olduğunu nereden bilecektim? En yoğun mutluluk anları, acının dindiği anlar değil midir? …(Acı) hayata yeni bir yön vermeyi teşvik etmez mi? 
Galileo ve Einstein gibi kaşifler kafalarını çatlatırcasına düşünmeye gömülüp durmasalar, Madam Curie gibi araştırmacılar hayatlarını riske etmeseler ne olurdu? …Kendine ve sanatına bakarken hiçbir gerginliği olmasa, Vincent van Gogh fırçasını öyle şiddetle vurur muydu? Sisyphos Efsanesini yeniden anlatan Albert Camus‘yü mutlu bir insan olarak mı düşünmeliyiz?
İnsanlığın tarihinde meydana getirilmiş olan, hayranlık uyandırıcı ne varsa, bunların ancak küçük bir kısmı hoşnutluk eseridir. 
Yeni eylemlerin mahmuzu hoşnutsuzluktur, insan olmaya özgü olan budur.

-…adeta bir DİN ile karşı karşıyasınızdır: POZİTİF DÜŞÜNMEK, yirmi otuz yıl içinde Batı kültürünü fethetmiştir. Pozitif yanları da yok değildir bu düşüncenin: Negatif haberler tufanının ortasında arada bir karayı görebilmek iyidir. Her şeyi negatif görmezseniz bir dirilik hissedersiniz, taze kuvvetler devreye girer. Peki ama her şeyde daima sadece pozitif olanı göreceğim diye kendini kasmak niye? Neden her günümüz pozitif olsun? Hayatın başka zamanları da vardır, pozitif olanın kıymetini onlar sayesinde bilirsiniz. 

Keyfi yerinde olmak mecburi olursa, her aksaklık büyük bir arızaya dönüşür. 
Pozitif düşünmek sadece pozitif olanı görme isteğine yol açarsa, bir SORUN halini alır. Artık hiçbir şeyi ciddiye almaz, her şeyi bir BAKIŞ AÇISI olarak görürsünüz. Ağır bir hastalığı olan insanın, kendi kendine her şeyin çok iyi olacağını telkin etmesinin bir faydası olur mu? (Otuz sekiz yaşında akciğer kanseri bir hastanın, hastalığın ölümcüllüğünü son nefesine dek kabullenmeyip, kendince alt edeceğine kesinkes inanarak ölmesini unutamam)
Bardakların her zaman yarısı dolu veya yarısı boş olmaz, bazen tamamen boş olurlar. Ancak bunu vakitlice fark ederseniz onu doldurabilirsiniz.   

Kemale ermenin saadeti, NEFES ALIP VEREN bir mutluluktur, çünkü mutluluğun da nefes alıp verebilmesi gerekir. Hiçbir insan hep sadece nefes alamaz, YENİDEN NEFES ALABİLMEK İÇİN NEFES VERMELİDİR. Böylece insan pozitif ve negatif kutupları arasında gidip gelebilir. Ancak zıtlıklar arasındaki tecrübelerin olanca genişliği, kemale ermiş, dolgun bir hayatın heyecanını kazandırır insana. Elverişli veya elverişsiz tesadüflere ve gönül hoşluğu ile can sıkıntısı arasındaki anlık dalgalanmalara bağlı olmayan asıl FELSEFİK MUTLULUK budur.

Melankoli (depresyon değil) insanın varolmasının tarz ve biçimlerinden birisidir, ruhun bir oluş tarzıdır, insan varoluşunun asli bir unsurudur, bunu herhangi bir biçimde marazi sayamayız.
İnsan hayatında sadece yaşam sevincini bilmeyiz, YAŞAM KEDERİNİ de biliriz, sadece gülmeyi değil ağlamayı da biliriz, hepsinin zamanı vardır. Eski Ahit’te …yas tutmak gülmeye yeğ tutulur, zira bu tecrübe “kalbi iyileştirir”. O zaman insan bambaşka bir yerden, bir uçurumdan bakarak tanır kendini. Ötekileri de başka yanlarıyla tanır: İyi gün dostlarının bir yerlerde bir işleri çıkıvermiştir de, keyifleri hoş tutma gayretinde pek atak olmayanlar şimdi yanı başınızdadırlar, güvenebilirsiniz onlara.

“Hep ileri bak”geride kalanlardan bir şey öğrenmeye niyeti olmayanların şiarı budur. Pozitif beklentilere sahip olmak ve iyimserlikle geleceğe bakmak iyi bir niyettir fakat NEGATİF OLANI GÖZ ARDI ETMEYE ve ona karşı VAKİTLİCE HAZIRLIK YAPMAMAYA sebebiyet verir. Salt pozitif düşünmek sorunlar karşısındaki duyarlılığın ve yerinde eleştirinin altını oyar, öğrenmeyi sağlayan bir sistem değildir. Bireysel ve toplumsal açıdan FELAKETE yol açabilir bu (örneğin: umarsız teknoloji ve yapılaşmayla gelişen EKOLOJİK YIKIM ve zehirli yatırım araçlarının bilerek kullanımıyla oluşan GLOBAL EKONOMİK KRİZ). 

Sorunlar apaçıktır fakat birey kendi etkinliğinden fazla bir şeyin değişeceğine inanmaz, KENDİNDEN BAŞLAMAYI pek istemez, bunun yerine sorumluluğu BAŞKALARINA YIKMAYI tercih eder. Melankoli ve depresyonu yaygınlaştıran, sadece kudret sahipleri karşısındaki değil, ondan daha fazla İNSANIN KENDİ KENDİSİ KARŞISINDAKİ ÇARESİZLİK TECRÜBESİdir. Çaresizlik tecrübesindeki felç hissi, son kertede, işlerin artık düzeltilemeyecek kadar ilerlediği varsayımından beslenir.
…Bu çıkışsızlık ihtimali, insan varoluşunun bu kendini yok etme potansiyeli, geleceğin neredeyse metafizik melankolisinin altında yatan nedendir. 

Tehditkar bir durumu algılamak, farkındalık kazandıran ve anlamı yeniden sorgulatan bir başlangıçtır. 
…Buna verilebilecek cevaplardan biri, şimdilerdeki, hedefler ve erekler suretinde ANLAM ÜRETME ÇABASIdır. Bu hedef ve erekleri saptama görevi uzun süre kilise, devlet ve toplumun heteronom otoritesine aitti. Modern çağda bu görev hızla ekonomik kurumlarca üstlenildi ama onlar da hedeflerini ve ereklerini iktisadi büyüme ve piyasaların fethiyle tüketiyorlardı.

OTONOM modern insana düşen görev, HAYATININ BİLİNÇLİ İDARESİ ve YAŞAMA SANATI sayesinde, bundan öte başka bir şey arzulayacak olsa bile, kendi iradesiyle bir zorunluluğun gereğini yapmasına elverecek anlamlı bir bakış açısına elveren hedef ve erekler üzerine düşünmektir. Bir birey için, benliğinin sınırlarını da aşan bir bakış açısı, EKOLOJİK ve SOSYAL BİR TOPLUM ve DÜNYA TOPLUMU İÇİN ÇALIŞMAK olabilir; bununla beraber, yapıp ettiklerinin buna ne zaman KATKIDA bulunup ne zaman bulunmadığı, sürekli yeniden sorgulamaya açık olmalıdır. 

DUYARLILIK, hala kurtuluş vaat eden yegane insan istidadıdır. Talihin karanlık yüzleri, sırf bu yüzden bile anlamsız değildir: Mutsuzlar, bir tehlikeyi, bir yanlışlığı, bir haksızlığı, bir adaletsizliği mutlulardan çok daha çabuk fark ederler.DUYGUDAŞLIĞA yakındırlar. 
Mutsuzluk haline bir de infial sebepleri katıldığında, melankolikler harekete geçer. Kendileri için, sözgelimi daha iyi koşullara kavuşarak melankoliden kurtulmak için yapmazlar bunu: Onlar melankolilerine can-ı gönülden bağlıdırlar. Ancak BAŞKALARININ HAYATINI İYİLEŞTİRMENİN MÜMKÜN OLDUĞU DÜŞÜNCESİ, melankoliklere rahat vermez. İyimserlerden farklı olarak, bununla uğraşırken, insanın kaderinin, sonra tekrar aşağı yuvarlandığını görmek üzere taşı azimle yokuş yukarı ittiren SİSYPHOS’UN KADERİ olduğu konusunda kafaları nettir. Başka yerlerde işler yine kötüleşedursun, onlar iyileştirme sağlayacak gayretlere girmeye hazırdırlar.

O zaman da DAİMA YAPACAK BİR ŞEYLER VARDIR. İnsanı mutlu eder mi bu? Muhtemelen, tam da mutsuz olmayı insan olmanın bir imkanı olarak kabullenirseniz, evet.




Reklamlar
Categories: BİR YÜREKLENDİRME, MUTSUZ OLMAK, Wilhelm Schmid | 6 Yorum

Yazı dolaşımı

6 thoughts on “MUTSUZ OLMAK – BİR YÜREKLENDİRME, Wilhelm Schmid

  1. Çağın “VEBA”sı “Pozitif Düşünme Mecburiyeti”ne, sağlıklı bir bakış daveti.

    Beğen

  2. ferda, bu güzel notlarını hep ben mi tvtleyececeğim? 🙂 aç bir twitter hesabı artık..
    yy

    Beğen

  3. Çok teşekkürler sevgili Yankı.
    Senin tweetlerinin ne demek olduğunu iyi biliyorum:), eksik olmayasın.
    Sağlıcakla kal.
    fnk

    Beğen

  4. Etkileyici. Düşüncene sağlık…

    Beğen

  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    Beğen

  6. Tesekkurler..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: