Slavoj Zizek, ZİZEK’TEN NÜKTELER

 

 

 

SLOVOJ ZIZEK, Filozof, PhD, Prof, ING-2014, TR-2014, Encore Yayın, Çeviri: Erkal Ünal, 137 sf.

 

 

 

-1930’ların ortalarında Bolşeviklerin Politbüro‘sunda hararetli bir tartışma dönüyordu: Komünizmde PARA olacak mıdır olmayacak mıdır? SOLCU Troçkistler PARANIN OLMAYACAĞINI, çünkü paraya yalnızca mülkiyetli toplumlarda ihtiyaç duyulduğunu, Buharin’in SAĞCI taraftarları ise komünizmde elbette PARA OLACAĞINI, çünkü karmaşık toplumun ürünlerinin mübadelesini düzenlemek için paraya gereksinim olduğunu iddia ediyordu.

 

En sonunda, STALİN yoldaş devreye girip Solcu ve Sağcı sapmaların her ikisini de reddettikten sonra, HAKİKATIN KARŞITLARIN ÜST BİR DİYALEKTİK SENTEZİ olduğunu iddia etmişti.
Diğer Politbüro üyeleri ona bu sentezin NASIL bir şey olduğunu sorduğunda, Stalin sakince şu cevabı vermişti: “PARA OLACAK VE PARA OLMAYACAK. BAZILARININ PARASI OLACAK, BAZILARININSA PARASI OLMAYACAK. 

 

 

-Derrida’nın da bayıldığı eski Yahudi fıkrasını hatırlayalım. Sinagogda bir araya gelen bir grup Yahudi, Tanrı’nın gözünde HÜKÜMSÜZ olduklarını alenen KABUL ediyormuş.
Önce, bir HAHAM ayağa kalkıp “Ey Tanrım, değersiz olduğumu, bir HİÇ OLDUĞUMU biliyorum!” demiş. 
Sonra, ZENGİN bir işadamı ayağa kalkıp kendini paralarcasına şöyle demiş: “Ey Tanrım, ben de değersizim, kafasını MADDİ zenginliklere takmış birisiyim, BİR HİÇİM!”.
Bu gösteriden sonra, sıradan bir FAKİR ayağa kalkıp “Ey Tanrım, ben BİR HİÇİM…” demiş.
Zengin işadamı hahamın koluna vurup kulağına KÜÇÜMSEYİCİ bir dille şunları fısıldamış: “BU NE KÜSTAHLIK! BU HERİF KİM OLUYOR DA BİR HİÇ OLDUĞUNU SÖYLEME CÜRETİNİ GÖSTEREBİLİYOR!”

-Rumen komünist yazar Panait İstrati büyük tasfiyelerin yapılıp göstermelik mahkemelerin düzenlendiği 1930’ların ortalarında Sovyetler Birliği‘ne gittiğinde, DÜŞMANLARA ŞİDDET UYGULAMA konusunda kendisini ikna etmeye çalışan bir Sovyet yetkil ona şu deyişi hatırlatmış: “YUMURTALARI KIRMADAN OMLET YAPAMAZSIN”.
İstrati ise şu özlü cevabı vermiş: “KIRILMIŞ YUMURTALARI GÖREBİLİYORUM. PEKİ AMA OMLETİNİZ NEREDE?”
IMF’nin dayattığı KEMER SIKMA ÖNLEMLERİ konusunda da aynı şeyi söylemeliyiz. YUNANLARIN şunu demeye hakkı olduğundan hiç ama hiç şüphe etmemeliyiz: “Eyvallah, AVRUPA’NIN TAMAMI İÇİN YUMURTALARIMIZI KIRIYORUZ, PEKİ AMA BİZE VAAT ETTİĞİNİZ OMLET NEREDE?”

 

İYİ-KÖTÜ-İYİ HABER şeklindeki tüm üçlüyü kapsayan ÖNCE İYİ HABER/SONRA KÖTÜ HABER şeklindeki TIP ŞAKASININ hayli zalim bir versiyonu, NİHAİ “UZLAŞI”YI içeren Hegelci üçlüyü işe yarar bir şekilde gözler önüne serer:
Karısı uzun ve riskli bir ameliyat geçirdikten sonra, kocası doktora yanaşmış ve sonucu öğrenmek istemiş. Doktor şöyle cevap vermiş: “Karınız HAYATTA, muhtemelen sizden daha uzun yaşayacak. Ama bazı KOMPLİKASYONLAR var: Anal kaslarını artık kontrol edemeyecek, dolayısıyla dışkı anüsten devamlı akıp duracak; vajinasından da kötü kokan pelte akacak, dolayısıyla hiç seks yapılamayacak. Buna ilaveten ağzında işlev bozukluğu var ve gıdalar ağzından dışarı düşecek…”
Kocanın yüzünde giderek artan PANİK ifadesini fark eden doktor şefkatle omuzuna vurmuş haifiçe ve gülümsemiş: “Endişelenmeyin, sadece ŞAKA yapıyordum! her şey yolunda -KARINIZ AMELİYAT SIRASINDA ÖLDÜ.”

 

 

-Şu eski fıkrayı biliyorsunuzdur: Bir adam kaybettiği ANAHTARINI sokak LAMBASININ ALTINDA arıyormuş. Anahtarı nerede kaybettiği sorulduğunda, KARANLIK bir köşede kaybettiğini kabul etmiş. 
Peki NİÇİN orada, ışığın altında arıyormuş ki? Çünkü buradaki GÖRÜNÜRLÜK çok daha iyiymiş.
POPÜLİZM işte bu numaradan hep biraz NASİPLENİR. BELALARIN sebeplerini YAHUDİLERDE arar, zira onlar KARMAŞIK TOPLUMSAL SÜREÇLERDEN DAHA GÖRÜNÜRDÜR.

 

 

-Uşağına “şu SEFİL dilenciyi alıp götürün buradan – o kadar HASSASIM ki insanları ACI ÇEKERKEN GÖRMEK İSTEMİYORUM! diyen ZENGİN ADAMDAN bahsedilen o eski espri, HİÇ OLMADIĞI KADAR YERİNDEDİR BUGÜN.

 

 

DESPOTLUĞUN ŞİARI: Bir kuralı uygularken ASLA HATA YAPMAM, çünkü YAPTIĞIM ŞEY KURALIN KENDİSİNİ TANIMLAR.

 

“Reel Sosyalizm” devrinde Polonya‘da uydurulmuş meşhur bir anti-komünist fıkrayı hatırlıyoruz: “SOSYALİZM, şu ana kadar yaşanmış tüm tarihsel çağların en yüksek BAŞARILARININ SENTEZİDİR: Sınıf öncesi kabile toplumundan İLKELLİĞİ, Antik Çağ’dan KÖLELİĞİ, Asyatik üretim biçiminden DESPOTİZMİ, feodalizmden LORDLARIN serfler üzerindeki TAHAKKÜMÜNÜ, kapitalizmden SÖMÜRÜYÜ ve sosyalizmden ise ADINI almıştır…”
Aynı şey YAHUDİ DÜŞMANLARININ YAHUDİ İMGESİ için de geçerli değil midir? Zengin kapitalistlerden SERVETLERİNİ ve TOPLUMSAL KONTROLLERİNİ, cinsel özgürlükçülerden HAFİFMEŞREPLİĞİ, ticarileşmiş popüler kültür ve sarı basından KABALIKLARINI, alt sınıflardan PİSLİKLERİNİ ve KÖTÜ KOKULARINI, entelektüellerden İNCELİKLİ SAFSATALARINI ve Yahudilerdense ADLARINI almıştır.

 

-Kendisini DARI TANESİ sanan bir adam, hastanede tedavi edilip gönderildikten hemen sonra KAPIDAKİ TAVUĞUN kendisini yiyeceğinden korkarak geri gelir. “Dostum,” der doktoru, “sen darı tanesi değil de insan olduğunu çok iyi bilyorsun.” “Ben biliyorum tabii ki,” diye cevap verir hasta, “PEKİ YA TAVUK BİLİYOR MU?”.
YAPILMASI GEREKEN iş, ÖZNEYİ değil, TAVUKLARI (META) İKNA etmektir: METALAR hakkındaki KONUŞMA TARZIMIZI değil, METALARIN KENDİ ARALARINDA KONUŞMA TARZINI DEĞİŞTİRMEK.





Reklamlar
Categories: Slavoj Zizek, ZİZEK'TEN NÜKTELER | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: